Öyle bir hayat istiyorum ki,hoop iki gömlek
bir şort nereye eserse aklım günü birlik hatta saatlik yolculuklar,deniz
kenarı,deniz altı keşifler..Hiç durmasam geri dönmek nasıl olur bilmesem.Hayır
bir listem de olmasa ne kadar biliyorsam.Mesela İtalya’ya pizza
yemeye,baharatlı tatlar için Meksika’ya geçsem.Orada tanıştıklarım orada kalsa
ne maillerini alsam ne facebooklarını ne de twitter’larını..Kimseyi dahil
etmesem,o anlık yaşasam,ama hep o anlık neşeli günler,saatler yaşasam.Hiç bir
nasılsın sorusu ya da bakışıyla muhatap olmasam evet öyle bir hayat olsa
benimkisi..Okumak istediğim kitapları aklımda hiçbir şey olmadan okusam.En
sevdiğim şarkıları dinlerken hafızamda en ufak bir anı bile belirmese mesela,hiçbir
eşya hiçbir yer bana bir şeyleri çağrıştırmasa sanki yeni gelmişim gibi olsam
dünyaya..sudan çıkmış balıktan farkım olmasa..
Hep gitsem ileriye doğru,rüzgardan kafamdan
uçan şapkamı almak için bile dönmesem geriye.İçimden gelen ve duyduğum tek ses
kahkahalarım olsa ve gözlerim sadece gülen insanların yüzünü seçebilse..Kalbim
okula yeni başlayan çocuğun heyecanı ve ürkekliğiyle kaplı olsa her daim..Ya da
aşkın o ilk hallerini,evliliğin o cicim aylarını yaşarmışçasına içime
sığdıramadığım bir kalbim olsa.Çok sevindiğiniz bir haber alırsınız da önce
kimi arayacağınızı şaşırdığınız zamanlarda ki gibi olsa heyecanım.İlk
işiniz,ilk tebriğiniz,ilk maaşınız olsam.Yani çok başka olsam sizin için.Yere
göğe sığmasam.Türkiye’den de geçecekmiş ya şu balonlar renkli renkli çeşit
çeşit olanlar hani heh onlardan biri olsam da yükselsem yerden bir daha hiç
inmeyecekmişcesine
Kalbimle aklımın zafer
meydanına hiç çıkmadığı bir hayat olsa benim ki,ya sadece aklım olsa ya sadece kalbim..
Kalbimin başka dilimin
başka söylediği bir hayat olmasın benimki.Rol yapmadığım,yapmak zorunda
kalmadığım,yapmak zorunda bırakılmadığım bir hayat olsun önümde..
Bir tahta masa ve sandalyem,buram
buram kızaran balıkların kokusu,alabildiğine deniz,yalnız olmadığım bir hayatım
olsa benim..
