
Saçımın
rengini açmak istiyorum ama çok mu açık oldu sanki bu renk,sevgilim beni hiç
aramıyor,vur dedik öldürdü her saat başı da aranmaz ki canım,tuzsuz olmuş bu
yemek sanki..şimdi de tuzdan bayılacağım...Sürekli bir memnuniyetsiz
tavırlar,haller,edalar(evet biliyorum üçü de aynı anlama geliyor).He böyle
söylüyorum diye kendimi memnuniyet kraliçesi ilan ettim sanmayın çoğu zaman
sizden daha beterim..Neyse ne diyordum evet memnuniyetsiziz biz nedeni yok
öyleyiz doğamızda var.Sevgilim olsun olsun diye isyan bayrağını çeken
biz,olunca da sürekli söylenen biz.Peki yok mu bu işin bi kaidesi kuralı?Nasıl
yürür bir ilişki,nasıl memnun edilir iki tarafta he?Yok mu bir
formülü??Matematiği iyi olan arkadaşıma danışma hakkımı kullansam falan olmaz
mı?Yok dimi,başınızı sallıyorsunuz yok işte biliyordum daha cümleyi kurarken
biliyordum..Napıcaz peki ne mendebur bi durum bu böyle neyi doğru neyi yanlış
yaptıgımızı kim belirleyecek?Ya ayrılırken ya da ayrılma evresindeyken sarf
edilen kalıpları napıcaz?Toplum olarak hiç kitap okumadığımız nereden belli ama
hep mi aynı sözler tekrarlanır kardeşim,yapmayın etmeyin ayda bir kitap
okusanız inanın daha yaratıcı olabilirsiniz (iki cinsiyet için de konuşuyorum
önemli dip not).Ama en komiği de ne biliyor musunuz "Benim gibisini bulamayacak"
ya da "Senin gibi biri bir daha karşıma çıkar mı bilmem?"
kalıpları.Bu ilk cümleye cevabım;senin gibi birini bulacak olsa yine beraber
olmaz olsa senle olurdu niye senin gibisini arasın ki bir daha,ikinci kalıba
cevabım;karşına çıksa yine bırakırsın onla olamamışsın onun gibi ile nasıl
olacaksın?? O yüzden sizden ricam,akıl ve mantık,göz ve izan bizimleyken lütfen
böyle söylemlerden kaçınalım..
Konuyu daha
fazla saptırmadan "Memnuniyetin" türk dil kurumundaki anlamına
bakalım:Memnun olma,sevinç duyma,sevinme olarak çıkar karşımıza.Demek ki neymiş
biz sevinemiyormuşuz,yok yapamıyoruz,tarihimize mi insek çocukluğumuza mı
orasını bilemeyeceğim..Ama öğrendiğim bir şeyler var artık,memnun olmayı
bilmeliyiz,fark ettiniz mi sizde;neyden memnun olmuyorsak o an elimizde olanda
gidiyor..Bence bu hayatın bize vermiş olduğu bir tepki,etki-tepki meselesi
anlarsınız ya..İki dakika düşünün ne demek istediğimi anlayacaksınız.He bu
demek değil ki her şeyi de kabullenin ama elinizdeki değerli insanların,duyguların hakkını
verin,yapın şunu artık söylenmeyi bırakın da yapın,bu yazıyı okuduktan sonra
arayın sevdiğinizi de söyleyin,annenize sarılın,sahip olduklarınız için Allah'a
dua edin,şükredin,MEMNUN OLUN.Kendinizi iyi hissederseniz devam edin ben size
yine yazarım..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder